GÜNDEM Haber Girişi: 27.08.2021 - 16:15, Güncelleme: 27.08.2021 - 16:15

Adalet Bakanı Gül: Bir çocuk dahi bu kapıdan içeri girmesin isteriz

 

Adalet Bakanı Gül: Bir çocuk dahi bu kapıdan içeri girmesin isteriz

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, bir çocuğun bile suça bulaşmasını ve ceza almasını istemediklerini belirtti.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde “Çocuk Adalet Merkezi” protokolü Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün katılımıyla imzalandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen törende konuşan Bakan Gül, çocuk mahkemelerinin müstakil kampüs içerisinde yapılmasını ve duruşma salonlarının çocuk dostu olarak hazırlanmasının önemli hedeflerinin olduğunu belirtti. “Çocukların da hak ve özgürlükleri vazgeçilmez temel haklardandır” Bugün çok önemli bir işbirliği için imza attıklarını anımsatan Gül, “Birçok çalışma, faaliyet yapıyoruz ama çocuğa temas eden her faaliyet, program bizi heyecanlandırıyor. Bugün de çok heyecanlı olduğumuz çok önem verdiğimiz bir faaliyet için bir aradayız, geleceğimiz için bir aradayız. Bu bizi ziyadesiyle mutlu ediyor. Bugün Çocuk Adalet Merkezinin yapılanmasını ilk adımını burada başlatmış olacağız. Çocukların da hak ve özgürlükleri vazgeçilmez temel haklardandır. Anayasamızdaki en önemli vazifelerden biri de devletin her türlü istismara karşı çocukları korumasıdır. Sosyal ve hukuk devleti olmanın gereği budur. Çünkü çocuklarımız ruhsal ve fiziki olarak diğer insanlardan daha fazla etkilenmektedirler. O yüzden bu konuda daha özel bir özen gösterilmesi elbette gereken bir konudur.” dedi. “Onarıcı adalet sistemi çok önemlidir” Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin de mağdur merkezli onarıcı bir adalet çok önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Kadınlara, çocuklara yönelik onarıcı adalet ve onların yanında yer alan bir adalet sistemi çok önemli bir şekilde yer almaktadır. Bu çerçevede özellikle çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içerisinde yapılması önemli bir hedeftir. Yine duruşma salonlarının çocuk dostu olarak hazırlanması önemli bir hedefimiz ve bunu gerçekleştirmiş olacağız. Çocuklara ilişkin davaların öncelikli olarak ele alınması temel hedeflerden biri, bu konuda her türlü çabamızı yine ortaya koymuş durumdayız. Bugün Çocuk Adalet Merkezi de bu çerçevede yapılan önemli başlıklardan birisidir.” ifadelerini kullandı. “Çocuğun suça sürüklenmemesi temel yaklaşımımız olmalıdır” Suça sürüklenen bir çocuğu topluma kazandırmanın dünyanın en önemli kazancı olduğunu ifade eden Gül, “Çocuk Koruma Kanunu suç işleyen çocuklara yönelik Suça Sürüklenen Çocuk tanımını yapmaktadır. Çünkü çocuk eğer bir suç işlediyse, çocuk suça sürüklenmiştir. Ey anneler, babalar ve toplum; ‘bu çocuk neden suça sürüklenmiş oturup da bunu bir düşünelim, önce kendimizi sorgulayalım’ şeklinde bir yaklaşım var. Gerçekten çocuk eğer suçsa sürükleniyorsa toplum olarak önce bizim başımızı iki elimizin arasına koyup düşünmemiz lazım. ‘Bu çocuk neden suça sürüklendi, çocuğu suça sürüklenmeden nasıl kurtarırız?’ demeliyiz. Çocuğun suça sürüklenmemesi temel yaklaşımımız olmalıdır. Bu şekilde yaklaştığımızda da çocuklarımızın suç işlemelerini bir yaşam biçimi haline getirmelerine engel oluruz. Yine mağdur çocukların örselenmesinin önüne geçilmesi de çok önemlidir. Mağdur olmuş bir çocuk suçun faili ile yüz yüze geldiğinde o travmayı bir daha yaşıyor. Bunun da önlenmesi çok önemli bir çalışmadır.” diye konuştu. “Çocuk bir daha suç işlemesin istiyoruz” Yargının suça konu olan eylem yerine çocuğa odaklanmasını istediklerini belirten Gül, “Çocuklar taraflarla yüz yüze, bir araya gelmesin istiyoruz. Uzmanlar tarafından çocuğun ilgi alanlarının tespit edilsin istiyoruz. Bu yöndeki yükümlülükleri içeren tedbirler belirlensin istiyoruz. Bu tedbirler etkili bir şekilde uygulansın, çocuk dostu merkezlerde de bu işlemler yapılsın istiyoruz. Çocuk Adalet Merkezlerimiz de bütün bu uygulamalar hayata geçirilsin istiyoruz. Merkezlerimizdeki çocuklar polis, savcı, hakimlerimizi bir ağabey ve abla gibi görsün istiyoruz. Çocuk burada yargılandığını değil, bir suça sürüklenmiş ama kendisine yardımcı olmak isteyen bir devletin ve uzmanların olduğunu görsün, kendisini suçtan uzak tutmak için nasıl seferber olduklarını görsün ve o suçtan kendisini kurtarsın istiyoruz. Çocuk bir daha suç işlemezsin diye bu şekilde bir yaklaşım içerisindeyiz.” şeklinde konuştu. Suça sürüklenen veya suç işleyen çocukların adliye yerine Çocuk Adalet Merkezlerine götürüleceğini bildiren Gül, çocukla ilgili olan bütün görevlilerin adliye yerinde bu merkezlerde görev alacağını ifade etti. “Adalet oksijen gibidir” Çocuk Adalet Merkezlerinin bütün dünyaya örnek olacağını belirten Gül, “Barolar, üniversiteler, yerel yönetimlerimiz yargı ile işbirliği yaparak çok değerli bir adli süreci gerçekleştirmek istiyoruz. Kimsenin adaletin dışında kalmaması temel yaklaşımımızdır. Herkesin adaletin merkezinde ve adaletin tam göbeğinde olduğu bir sitem için çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü adalet oksijen gibidir. Varlığı bu anlamda hissedilmez, hayatın kendisi gibidir. Olmayınca ancak kıymeti anlaşılır, yokluğu hissedilir. Adaletin önünde hiçbir engelin olmaması milletimizin haklı beklentisidir. Yargının da temel vazifesi milletimizin bu haklı beklentisine ‘geç gelen adalet, adalet değildir’ anlayışı ile bu vizyonu ortaya koyması, bu adaleti sağlamasıdır. İşte bu adaleti sağlamak adına çok önemli bir mesafenin kat edilmesi, Çocuk Adalet Merkezlerinin işbirliği ile yapılması çok değerlidir. Ülkemiz ve çocuklar için çok değerlidir.” dedi. “Cezadan ziyade, suçun hiç işlenmemesi toplumun ana beklentisidir” Gül, Asıl amaçlarının suçun işlenmesi için verilen ceza olmadığını o cezanın hiç olmamasını sağlamak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bir kişinin aldığı ceza değil, suçun işlenmesinin önlenmesine dair politikanın ortaya konulması için uğraşıyoruz. Cezadan ziyade, suçun hiç işlenmemesi toplumun ana beklentisidir. Ana gayemiz bu yönde olacaktır. Bu merkezler, buna yönelik olacaktır. Eğer bir suç işlenirse o suçu işleyenin topluma adaptasyonu çok önemlidir. Çocuk olduğunda ise öyle ya da böyle bir suça bulaşmışsa o suçu bir daha işlemesin, o çocuk bilgisayarı ile kitabı ile okuluna gitsin diye bu merkezler bizim için çok önemlidir. Bir çocuk bile bu kapıdan içeri girmesin, suça sürüklenmesin isteriz. Ama böyle bir netice de çıktıysa polisiyle, uzmanlarıyla süreç yönetilsin. Çocuklarımız için inşallah hayırlı netice olur. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Eğer çocuklarımız suça bulaşmadan, kitap ve okul ile büyürlerse cezaevlerinin hepsini kapatırız, okul yaparız. Cezaevinde kimse kalmaz. O yüzden bir çocuğu bile kurtararak topluma zarar vermekten daha da önemlisi kendisini topluma faydalı bir hale getirmek dünyanın en kıymetli sonucudur. Bütün dünyayı bir tarafa verseniz bu kadar daha değerli bir sonuç ortaya çıkmaz. Çocuklarımız için ne yapsak azdır.” “Geç gelen adalet, adalet değildir” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, “Bugün imzalayacağımız protokol de çocuklarımız için adalet sisteminde yaşanan sorunların ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. İhtisaslaşmak çok önemlidir. Bu sistemi oluşturma çok önemli. Yaşadığımız her sorun bir sonuçtur. Sonuca gitmemek için bütün dünya koruyucu, önleyici tedbirden bahsediyor. Koruduğunuz önlediğiniz, çocukların mağduriyetini giderdiğiniz, yaşamına, gönlüne dokunduğunuz, fırsat verdiğiniz, suça itildiği ortamdan kurtardığınız ve rehabilite ettiğiniz zaman büyük bir başarı yakalanıyor.” dedi. Konuşmaların ardından Çocuk Adalet Merkezi için protokol imzalandı. (İLKHA)
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, bir çocuğun bile suça bulaşmasını ve ceza almasını istemediklerini belirtti.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde “Çocuk Adalet Merkezi” protokolü Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün katılımıyla imzalandı.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen törende konuşan Bakan Gül, çocuk mahkemelerinin müstakil kampüs içerisinde yapılmasını ve duruşma salonlarının çocuk dostu olarak hazırlanmasının önemli hedeflerinin olduğunu belirtti.

“Çocukların da hak ve özgürlükleri vazgeçilmez temel haklardandır”

Bugün çok önemli bir işbirliği için imza attıklarını anımsatan Gül, “Birçok çalışma, faaliyet yapıyoruz ama çocuğa temas eden her faaliyet, program bizi heyecanlandırıyor. Bugün de çok heyecanlı olduğumuz çok önem verdiğimiz bir faaliyet için bir aradayız, geleceğimiz için bir aradayız. Bu bizi ziyadesiyle mutlu ediyor. Bugün Çocuk Adalet Merkezinin yapılanmasını ilk adımını burada başlatmış olacağız. Çocukların da hak ve özgürlükleri vazgeçilmez temel haklardandır. Anayasamızdaki en önemli vazifelerden biri de devletin her türlü istismara karşı çocukları korumasıdır. Sosyal ve hukuk devleti olmanın gereği budur. Çünkü çocuklarımız ruhsal ve fiziki olarak diğer insanlardan daha fazla etkilenmektedirler. O yüzden bu konuda daha özel bir özen gösterilmesi elbette gereken bir konudur.” dedi.

“Onarıcı adalet sistemi çok önemlidir”

Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin de mağdur merkezli onarıcı bir adalet çok önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Kadınlara, çocuklara yönelik onarıcı adalet ve onların yanında yer alan bir adalet sistemi çok önemli bir şekilde yer almaktadır. Bu çerçevede özellikle çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içerisinde yapılması önemli bir hedeftir. Yine duruşma salonlarının çocuk dostu olarak hazırlanması önemli bir hedefimiz ve bunu gerçekleştirmiş olacağız. Çocuklara ilişkin davaların öncelikli olarak ele alınması temel hedeflerden biri, bu konuda her türlü çabamızı yine ortaya koymuş durumdayız. Bugün Çocuk Adalet Merkezi de bu çerçevede yapılan önemli başlıklardan birisidir.” ifadelerini kullandı.

“Çocuğun suça sürüklenmemesi temel yaklaşımımız olmalıdır”

Suça sürüklenen bir çocuğu topluma kazandırmanın dünyanın en önemli kazancı olduğunu ifade eden Gül, “Çocuk Koruma Kanunu suç işleyen çocuklara yönelik Suça Sürüklenen Çocuk tanımını yapmaktadır. Çünkü çocuk eğer bir suç işlediyse, çocuk suça sürüklenmiştir. Ey anneler, babalar ve toplum; ‘bu çocuk neden suça sürüklenmiş oturup da bunu bir düşünelim, önce kendimizi sorgulayalım’ şeklinde bir yaklaşım var. Gerçekten çocuk eğer suçsa sürükleniyorsa toplum olarak önce bizim başımızı iki elimizin arasına koyup düşünmemiz lazım. ‘Bu çocuk neden suça sürüklendi, çocuğu suça sürüklenmeden nasıl kurtarırız?’ demeliyiz. Çocuğun suça sürüklenmemesi temel yaklaşımımız olmalıdır. Bu şekilde yaklaştığımızda da çocuklarımızın suç işlemelerini bir yaşam biçimi haline getirmelerine engel oluruz. Yine mağdur çocukların örselenmesinin önüne geçilmesi de çok önemlidir. Mağdur olmuş bir çocuk suçun faili ile yüz yüze geldiğinde o travmayı bir daha yaşıyor. Bunun da önlenmesi çok önemli bir çalışmadır.” diye konuştu.

“Çocuk bir daha suç işlemesin istiyoruz”

Yargının suça konu olan eylem yerine çocuğa odaklanmasını istediklerini belirten Gül, “Çocuklar taraflarla yüz yüze, bir araya gelmesin istiyoruz. Uzmanlar tarafından çocuğun ilgi alanlarının tespit edilsin istiyoruz. Bu yöndeki yükümlülükleri içeren tedbirler belirlensin istiyoruz. Bu tedbirler etkili bir şekilde uygulansın, çocuk dostu merkezlerde de bu işlemler yapılsın istiyoruz. Çocuk Adalet Merkezlerimiz de bütün bu uygulamalar hayata geçirilsin istiyoruz. Merkezlerimizdeki çocuklar polis, savcı, hakimlerimizi bir ağabey ve abla gibi görsün istiyoruz. Çocuk burada yargılandığını değil, bir suça sürüklenmiş ama kendisine yardımcı olmak isteyen bir devletin ve uzmanların olduğunu görsün, kendisini suçtan uzak tutmak için nasıl seferber olduklarını görsün ve o suçtan kendisini kurtarsın istiyoruz. Çocuk bir daha suç işlemezsin diye bu şekilde bir yaklaşım içerisindeyiz.” şeklinde konuştu.

Suça sürüklenen veya suç işleyen çocukların adliye yerine Çocuk Adalet Merkezlerine götürüleceğini bildiren Gül, çocukla ilgili olan bütün görevlilerin adliye yerinde bu merkezlerde görev alacağını ifade etti.

“Adalet oksijen gibidir”

Çocuk Adalet Merkezlerinin bütün dünyaya örnek olacağını belirten Gül, “Barolar, üniversiteler, yerel yönetimlerimiz yargı ile işbirliği yaparak çok değerli bir adli süreci gerçekleştirmek istiyoruz. Kimsenin adaletin dışında kalmaması temel yaklaşımımızdır. Herkesin adaletin merkezinde ve adaletin tam göbeğinde olduğu bir sitem için çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü adalet oksijen gibidir. Varlığı bu anlamda hissedilmez, hayatın kendisi gibidir. Olmayınca ancak kıymeti anlaşılır, yokluğu hissedilir. Adaletin önünde hiçbir engelin olmaması milletimizin haklı beklentisidir. Yargının da temel vazifesi milletimizin bu haklı beklentisine ‘geç gelen adalet, adalet değildir’ anlayışı ile bu vizyonu ortaya koyması, bu adaleti sağlamasıdır. İşte bu adaleti sağlamak adına çok önemli bir mesafenin kat edilmesi, Çocuk Adalet Merkezlerinin işbirliği ile yapılması çok değerlidir. Ülkemiz ve çocuklar için çok değerlidir.” dedi.

“Cezadan ziyade, suçun hiç işlenmemesi toplumun ana beklentisidir”

Gül, Asıl amaçlarının suçun işlenmesi için verilen ceza olmadığını o cezanın hiç olmamasını sağlamak olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bir kişinin aldığı ceza değil, suçun işlenmesinin önlenmesine dair politikanın ortaya konulması için uğraşıyoruz. Cezadan ziyade, suçun hiç işlenmemesi toplumun ana beklentisidir. Ana gayemiz bu yönde olacaktır. Bu merkezler, buna yönelik olacaktır. Eğer bir suç işlenirse o suçu işleyenin topluma adaptasyonu çok önemlidir. Çocuk olduğunda ise öyle ya da böyle bir suça bulaşmışsa o suçu bir daha işlemesin, o çocuk bilgisayarı ile kitabı ile okuluna gitsin diye bu merkezler bizim için çok önemlidir. Bir çocuk bile bu kapıdan içeri girmesin, suça sürüklenmesin isteriz. Ama böyle bir netice de çıktıysa polisiyle, uzmanlarıyla süreç yönetilsin. Çocuklarımız için inşallah hayırlı netice olur. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Eğer çocuklarımız suça bulaşmadan, kitap ve okul ile büyürlerse cezaevlerinin hepsini kapatırız, okul yaparız. Cezaevinde kimse kalmaz. O yüzden bir çocuğu bile kurtararak topluma zarar vermekten daha da önemlisi kendisini topluma faydalı bir hale getirmek dünyanın en kıymetli sonucudur. Bütün dünyayı bir tarafa verseniz bu kadar daha değerli bir sonuç ortaya çıkmaz. Çocuklarımız için ne yapsak azdır.”

“Geç gelen adalet, adalet değildir”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, “Bugün imzalayacağımız protokol de çocuklarımız için adalet sisteminde yaşanan sorunların ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. İhtisaslaşmak çok önemlidir. Bu sistemi oluşturma çok önemli. Yaşadığımız her sorun bir sonuçtur. Sonuca gitmemek için bütün dünya koruyucu, önleyici tedbirden bahsediyor. Koruduğunuz önlediğiniz, çocukların mağduriyetini giderdiğiniz, yaşamına, gönlüne dokunduğunuz, fırsat verdiğiniz, suça itildiği ortamdan kurtardığınız ve rehabilite ettiğiniz zaman büyük bir başarı yakalanıyor.” dedi.

Konuşmaların ardından Çocuk Adalet Merkezi için protokol imzalandı. (İLKHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.