YAŞAM Haber Girişi: 29.09.2021 - 17:29, Güncelleme: 29.09.2021 - 17:29

Yarım asırdır terzilik mesleğini sürdürüyor

 

Yarım asırdır terzilik mesleğini sürdürüyor

​Çocukluğunda başladığı terzilik sanatını yarım asırdır devam ettiren 60 yaşındaki terzi Sadarettin Tunç, çocukluk döneminde tanıştığı mesleğini ilerleyen yaşına rağmen devam ettiriyor.
Bingöl’de doğup büyüyen ve çocuk yaşta çırak olarak başladığı terziliği 52 yıldır devam ettiren Sadarettin Tunç, üretimin artığı bu dönemde kaliteli malı ortaya koyacak sanatkârların kalmamasının yanı sıra bu meslekleri devam ettirecek ustaların da yetişmediğini söyledi. Eskiden ebeveyniler çocuklarının terzilik mesleğini öğrenmek için ustalara verdiğini söyleyen Sadarettin usta, gelişen teknolojiyle birlikte eski mesleklerin önemini yitirmeye başladığını bu nedenle yetiştirecek çırak bulunmadığını ifade etti. Sadarettin Tunç Tunç, meslek hayatını şöyle anlattı: "1969'da bu mesleğe çıraklıkla başladım 1975’e kadar kalfalık ondan sonra ustalık 1975'ten sonra kendi dükkânımı açtım. 1980'de dükkânı kapatıp askere gittim, 1980-81 askerlikten sonra tekrar dükkânımı açtım, o günden bugüne mesleğimi aşkla yapıyorum, para için değil sevdiğim benimsediğim için yapıyorum ve en iyisini nasıl yaparım derdindeyim. Yıllardır ceket, pantolon şalvar, yelek yapıyorum. Bu meslek dünyada en zor öğrenilen mesleklerden bir tanesidir. Yaşım 60 olmasına rağmen beni başka bir mesleğin başına götürseler daha kolay öğrenirim, bu sanatı herkes hakkıyla yapamaz." "Çalıştığım tezgâhta 4 kişi çalışıyorken şu anda ben tek çalışıyorum" Eskiden işlerinin daha yoğun ve çalışan sayısının daha fazla olduğunu söyleyen Tunç, "Eskiden çalıştığım tezgâhta 4 kişi çalışıyorken şu an ben tek çalışıyorum. Allah bizi yaratırken en güzel şekilde yarattı ve ben insanlara faydalı bir iş yaptığım için seviniyorum. Bu nedenle mesleğime aşığım, bu kadar senedir bu işi yapıyorum tek bir şikâyet almadım. Bu mesleğin son kuşakları bizleriz bizden sonra bu şekilde devam eden yok. Telefon çıktıktan sonra tek bir insan yetiştiremiyoruz. Eskiden 1970-80 yıllarında okul tatil olduğu zaman her baba çocuğunu alır bir işe bırakır ve o mesleği öğrenmesini isterdi, fakat artık bu zamanda kalmadı. Bu dükkânın çırağı da kalfası da ustası da benim. Telefon teknolojik araçlar çıktıktan sonra bu sanatı öğrenmekte öğretmekte zor oldu. Ben bundan sonra kimsenin bu sanatı öğreneceğine de kanattım kalmadı." ifadelerini kullandı.  "52 senedir bu mesleği yapıyorum" "52 senedir bu işi yapıyorum" diyen Tunç, "Ekonomik durumunda kötü olmasıyla bizim bu işler de kötüye gitmeye başladı. İnsanların en son alacakları şey elbise oluyor, öncelik diğer ihtiyacını gideriyorlar, arta kalan parayı elbiseye harcıyorlar. Benim şu an dikmem gereken 20 tane takım elbise olması gerekirken 2 takım elbise tek var. Üretim olmadığı zaman pahalılık olur. Üreten yerlere insanlar yönelmese fiyatlar daha da artar, sürüm olduğu zaman ucuzluk meydana gelir." dedi. Kalifiyeli elemanın yetişmediğinden dert yanan Tunç, "Bizim büyüklerimiz bu mesleği zorluklar içinde aktardı bizim halen hayatayız eğer biz bu mesleği başkasına öğretmesek artık son zamanları olur çünkü son damlalardır, bir tek bizim mesleğimiz değil eskiden oymacılık vardı şu anda bakıyoruz bütün bu sanatlar ortadan kalkıyor." şeklinde konuştu. (İLKHA)
​Çocukluğunda başladığı terzilik sanatını yarım asırdır devam ettiren 60 yaşındaki terzi Sadarettin Tunç, çocukluk döneminde tanıştığı mesleğini ilerleyen yaşına rağmen devam ettiriyor.

Bingöl’de doğup büyüyen ve çocuk yaşta çırak olarak başladığı terziliği 52 yıldır devam ettiren Sadarettin Tunç, üretimin artığı bu dönemde kaliteli malı ortaya koyacak sanatkârların kalmamasının yanı sıra bu meslekleri devam ettirecek ustaların da yetişmediğini söyledi.

Eskiden ebeveyniler çocuklarının terzilik mesleğini öğrenmek için ustalara verdiğini söyleyen Sadarettin usta, gelişen teknolojiyle birlikte eski mesleklerin önemini yitirmeye başladığını bu nedenle yetiştirecek çırak bulunmadığını ifade etti.

Sadarettin Tunç

Tunç, meslek hayatını şöyle anlattı: "1969'da bu mesleğe çıraklıkla başladım 1975’e kadar kalfalık ondan sonra ustalık 1975'ten sonra kendi dükkânımı açtım. 1980'de dükkânı kapatıp askere gittim, 1980-81 askerlikten sonra tekrar dükkânımı açtım, o günden bugüne mesleğimi aşkla yapıyorum, para için değil sevdiğim benimsediğim için yapıyorum ve en iyisini nasıl yaparım derdindeyim. Yıllardır ceket, pantolon şalvar, yelek yapıyorum. Bu meslek dünyada en zor öğrenilen mesleklerden bir tanesidir. Yaşım 60 olmasına rağmen beni başka bir mesleğin başına götürseler daha kolay öğrenirim, bu sanatı herkes hakkıyla yapamaz."

"Çalıştığım tezgâhta 4 kişi çalışıyorken şu anda ben tek çalışıyorum"

Eskiden işlerinin daha yoğun ve çalışan sayısının daha fazla olduğunu söyleyen Tunç, "Eskiden çalıştığım tezgâhta 4 kişi çalışıyorken şu an ben tek çalışıyorum. Allah bizi yaratırken en güzel şekilde yarattı ve ben insanlara faydalı bir iş yaptığım için seviniyorum. Bu nedenle mesleğime aşığım, bu kadar senedir bu işi yapıyorum tek bir şikâyet almadım. Bu mesleğin son kuşakları bizleriz bizden sonra bu şekilde devam eden yok. Telefon çıktıktan sonra tek bir insan yetiştiremiyoruz. Eskiden 1970-80 yıllarında okul tatil olduğu zaman her baba çocuğunu alır bir işe bırakır ve o mesleği öğrenmesini isterdi, fakat artık bu zamanda kalmadı. Bu dükkânın çırağı da kalfası da ustası da benim. Telefon teknolojik araçlar çıktıktan sonra bu sanatı öğrenmekte öğretmekte zor oldu. Ben bundan sonra kimsenin bu sanatı öğreneceğine de kanattım kalmadı." ifadelerini kullandı. 

"52 senedir bu mesleği yapıyorum"

"52 senedir bu işi yapıyorum" diyen Tunç, "Ekonomik durumunda kötü olmasıyla bizim bu işler de kötüye gitmeye başladı. İnsanların en son alacakları şey elbise oluyor, öncelik diğer ihtiyacını gideriyorlar, arta kalan parayı elbiseye harcıyorlar. Benim şu an dikmem gereken 20 tane takım elbise olması gerekirken 2 takım elbise tek var. Üretim olmadığı zaman pahalılık olur. Üreten yerlere insanlar yönelmese fiyatlar daha da artar, sürüm olduğu zaman ucuzluk meydana gelir." dedi.

Kalifiyeli elemanın yetişmediğinden dert yanan Tunç, "Bizim büyüklerimiz bu mesleği zorluklar içinde aktardı bizim halen hayatayız eğer biz bu mesleği başkasına öğretmesek artık son zamanları olur çünkü son damlalardır, bir tek bizim mesleğimiz değil eskiden oymacılık vardı şu anda bakıyoruz bütün bu sanatlar ortadan kalkıyor." şeklinde konuştu. (İLKHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.